Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) ve Kabul

Günlük hayatın koşturmacası içinde çoğu zaman otomatik pilotta yaşarız: Ne hissettiğimizi ne düşündüğümüzü fark etmeden, bir sonraki işe, hedefe ya da kaçınmamız gereken bir duruma yöneliriz. Mindfulness, bu otomatikliğe bir dur demek ve dikkatimizi bilinçli bir şekilde, yargılamadan ve nazikçe şu ana yöneltmektir.

Mindfulness, farkındalığımızı geliştirerek zihninin geçmiş ya da gelecekle ilgili meşguliyeti yerine an içerisinde şimdi ve burada olanlara odaklanmasını sağlar. Böylelikle otomatik pilotta üzerinde düşünmeden sergilenen davranışlar yerine bireyin değer odaklı davranışlar sergilemesi kolaylaşır. Bu da bireyin genel hayat tatminin artmasına, hayatını anlamlı bulmasına ve iyilik halinin artmasına sebep olur.  Alan yazında yapılan çalışmalar, zihin uçuşmasının tatminsizlik, huzursuzluk, stres ve kaygı gibi pek çok olguyla ilintili olduğunu ortaya koymuştur (Killingsworth ve Gilbert, 2008). 

Kabul, mindfulness’ın temel taşlarından biridir. Zorlayıcı bir duygu, düşünce, dürtü ya da bedensel bir duyum geldiğinde, onu bastırmak ya da değiştirmeye çalışmak yerine, onu fark etmek ve geldiği haliyle orada olmasına izin vermektir. Kabul, pes etmek ya da hoşumuza gitmeyen şeyleri sevmek veya ortaya çıkmasına izin verilen duygu, düşünce, dürtü ve beden duyumlarına göre hareket etmek anlamına gelmez. Tam tersi bir şekilde, bu içsel deneyimleri fark edip onlara direnç göstermeden sağlıklı bir temas kurmanın ilk adımıdır. Yapılan çalışmalar, direnç gösterilen duygu, düşünce, dürtü ve beden duyumların arttığını ve bireyin yaşam kalitesini azalttığını ortaya koymaktadır (Harris, 2016). 

Mindfulness ve kabul becerileri yaşam boyunca geliştirilebilir ve güçlendirilebilir. Bunun için temel meditasyon ve kabul egzersizlerini düzenli olarak yapmak yeterlidir. Daha önce herhangi bir mindfulness ve/veya kabul egzersizi deneyimlememiş bireyler için bu yeni ve alışılması zaman alan bir olgudur. Bunun için bireyin kendisine zaman vermesi gerekir; çünkü bu egzersizlerle hedeflenen beyinde otomatik pilot (default network – varsayılan mod ağı) olarak adlandırılan sinir ağlarına (sinapslar) ek olarak, sinir hücreleri (nöronlar) arasında yeni bir ağ kurmaktır. Bu egzersizler ne kadar düzenli ve sık tekrarlanırsa, beyinde de o kadar hızlı ve güçlü yeni sinir ağları oluşur. Bu yeni sinir ağlarının odak noktası, mindfulness ve kabul egzersizlerinde deneyimlenen şimdiki ana dönme ve olanı olduğu gibi kabul edip daha az yargılayıcı olma becerileridir. Özellikle Mindfulness Temelli Stres Azaltma (MBSR) Programı bu egzersizleri deneyimlemek ve mindfulness ile kabulü geliştirme hedefi olan bireyler için kolaylaştırıcıdır.